|
 |
 |
 |
 |
 |
2007 öss
" öss de çıkmış olan sınav soruları
"
1. Aşağıdakilerin hangisinde hem ünsüz yumuşa-ması hem de ses düşmesi vardır?
A) Akla gelen başa gelir.
B) Keskin sirke kabına zarar verir.
C) Kırlangıcın zararını biberciden sor.
D) Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar.
E) Kurdun adı yaman çıkmış, tilki vardır baş keser.
2. (I) Kışı henüz üzerinden atamamış topraklarda otlar yeşeriyordu. (II) Gök bir açılıp bir kapandıkça çiçeğe durmuş ağaçların da yapraklarına yağmur düşüyor-du. (III) Böcekler güneşi görünce ortaya çıkıyor, gü-neş gidince deliklerine kaçışıyordu. (IV) Arılar burun-larını taze çiçeklerin göbeğine sokuyor, onların koku-larıyla sarhoş oluyordu. (V) Göğün maviliğini karar-tan havalar artık geride kalmıştı.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde özne, tamlayanı sıfat–fiil grubu olan sıfat tamla-masıdır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
3. Şimdiye kadar onu ----.
Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamla-nırsa cümlenin ögeleri sırasıyla zarf tümleci, nes-ne, zarf tümleci ve yüklem olur?
A) arkadaşlarından ayrı bir şey yaparken görme-dim
B) bütün tehlikelerden ben korudum
C) yemeğe davet etmeyi düşünememiştim
D) bir kez yazarlar toplantısında gördüm
E) üzecek olayları ona anımsatmamaya çalıştım
4. (I) Kıyıları dantel dantel, tepeleri zeytinlerle süslü Orak Adası’nı geçtik. (II) Balıkçı kayıkları güneyli rüzgârlarla salınıp duruyordu. (III) Sonra Çökertme Koyu’nda öğle yemeği yedik. (IV) Kaptan demiri top-layıp koydan çıkarken türküdeki Çökertme’nin burası olmadığını söyledi. (V) Yalıkavak beldesinin batı sa-hilindeki Geriş köyünün altına düşen bölgenin eski adı da Çökertme’ymiş ve türkülere konu olan Halil oralıymış.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili ola-rak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümledeki ikileme sıfat görevindedir.
B) II. cümlenin yüklemi bileşik zamanlıdır.
C) III. cümlede nesne ad tamlamasından oluş-maktadır.
D) IV. cümlenin yüklemi geçişsiz bir fiildir.
E) V. cümlede “da” ile “ve” sözcükleri bağlaçtır.
5. Yayınevimiz 2003’de kuruldu. 60’a yakın şiir kitabı
I
yayımladık. Tüm olumsuzluklara karşın şiirde bugün
II
bir hareketlilik yaşanıyor. İyi şiir yazılıyor mu? Evet.
III
Güçlü bir şiir geliyor. Ne var ki yayımladığımız
kitaplar çok satılmıyor. Bu, büyük yayınevlerinde de
IV
aşağı yukarı böyle. V
Yukarıdaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V
6. Hemen hemen her yazar ilk romanında çocukluğu-
nu ,I gençliğini ve o dönemlerde yaşadığı yerleri
anlatır. Gezip gördüğü yerler, alışveriş yaptığı dük-
kânlar, gittiği sinemalar romanlarındaki mekânlardır.
Kendimden örnek vereyim :II İlk romanımı yazdı-
ğımda yirmi yaşındaydım. Roman kahramanları-
mın ;III neredeyse tümü sokağımızın insanlarıydı.
Bizden üç ev ileride oturan Ahmet Muhip Dıranas’ın,
“Fahriye Abla” şiirini ,IV evlerinin karşısında otu-
ran ...V için yazdığı söylenirdi.
Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaretle-rinden hangisi yanlış kullanılmıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
7. Bir yazar için hiç kimseye benzememek bir amaçtır fakat bunun, yazdıklarının hiçbir şeye benzememesi gibi bir sakıncası vardır.
Bu cümledeki altı çizili sözlerin yerine, aşağıda-kilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilirse cümlenin anlamı değişmez?
A) ilgi çekmek – yeterince anlaşılmaması
B) kendini kanıtlamak – güvenilir olması
C) özgün olmak – niteliksiz olması
D) sözcüklerle savaşmak – değersiz görülmesi
E) değişiklik yapmak – kimilerince beğenilmemesi
8. Bu son kitabında yazar, bilerek açmadığı ama aralık bıraktığı kapılardan geçmeyi okurlarına bırakıyor.
Bu cümledeki yazarın, kapıları bilerek açmayıp ara-lık bırakması sözüyle anlatılmak istenen aşağıda-kilerden hangisidir?
A) Her şeyi söylememe
B) İçeriği zenginleştirme
C) Uygun sözcükler seçememe
D) Anlatımda tekdüzeliğe düşme
E) Okura deneyimlerini kullandırma
9. Bir şair düşünün, ölümünden sonraki yaşı, gerçek yaşının çok üzerinde. Bu durum yalnızca şairler için değil, öteki sanatçılar için de böyledir. Gerçek yaşları kaç olursa olsun, ölüm sonrası yaşlarındaki sayı bü-yüdükçe sanatçılar da büyür, ölümsüzleşir.
Bu parçadaki ölüm sonrası yaşlarındaki sayı büyü-dükçe sanatçıların büyüyüp ölümsüzleşmesi sözüy-le anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Belirli kesimlerce beğenilme
B) Adına törenler düzenlenme
C) Taklit edilme
D) Ödüllendirilme
E) Kalıcı olma
10. (I) Bilinç akışı yöntemi, öykü ve romanlarda karakter-lerin, geçmişe ve bugüne ilişkin duygu, düşünce ve anılarının aktarımında kullanılan bir tekniktir. (II) Söz konusu duygu ve düşüncelerin hiçbir denetim ya da sınırlama olmaksızın, olanca doğallığıyla aktarılma-sı, anlatıyı zenginleştirir. (III) Bu teknikle yazar, oku-ra kendi duygularını anlayabilme olanağı sunar. (IV) Bir başka anlatımla okurun, gerçeği farklı boyut-larda görmesini sağlar. (V) Böylece yazar, yüzeysel olanın anlatımıyla yetinmeyerek, yarattığı kahraman-ların iç dünyalarını da yansıttığı için anlatımına de-rinlik kazandırmış olur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi tanımsal bir nitelik taşımaktadır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
11. Her şeyi bütün yönleriyle açıkça ortaya koyma, bü-yük sanatçılara özgü bir tutum olamaz çünkü düş gücüne bir şey bırakılmadığı zaman okurun dünya- sı sınırlanır, bu da onun sıkılmasına yol açar.
Bu cümlede sanatçıyla ilgili olarak anlatılmak is-tenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Değişik yeteneklere sahip olmalıdır.
B) Farklı yorumlara açık ürünler ortaya koymalıdır.
C) Yapıtlarıyla, insanı değiştirmeye yönelmelidir.
D) Okuru duygulandırma amacı gütmelidir.
E) Söylemini okurların düzeyine göre belirlemelidir.
12. Bir eleştirmen öyküyle romanı karşılaştırırken şöyle diyor: “Öykü bir C vitamini hapıysa, roman o hapa eş değerde bir kilo limondur.”
Bu karşılaştırmadan aşağıdakilerin hangisi çıka-rılabilir?
A) Romanın, okuyucuları öyküden daha çok etkile-diği
B) Öyküde kişilerin daha ayrıntılı olarak anlatıldığı
C) Öykünün daha yoğun bir anlatımla oluşturul-duğu
D) Öykü yazmanın daha çok çaba gerektirdiği
E) Romanda öyküye göre daha değişik konuların işlendiği
13.
I. Başarılı eleştirmen, yazarın anlatım pürüzlerini ele alır, anlatımla anlatılanlar arasındaki ilişkiyi kurar, geri kalanın yazarın işi olduğunu bilir.
II. Eleştirmenler, dost oldukları yazarların yapıtla-rını değerlendirirken nesnellik süzgecini iki kez kullanmalıdırlar.
III. Eleştirmenden, yazarın yaşamı üzerinde dur-ması değil, yapıtlarına yeni yorumlar getirmesi beklenir.
IV. Eleştirmen yorum ve değerlendirmeleriyle ya-zarları yönlendirici olmalıdır.
V. Eleştirmenin sorumluluğu, yazarın değil, yapı-tın bilinmeyen yönlerini bulup ortaya koymaktır.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?
A) I. ve II. B) II. ve III.
C) III. ve IV. D) III. ve V.
E) IV. ve V.
14. (I) Ben, yaşamı bir paylaşım olarak görüyorum. (II) Bu nedenle insanların yaşamını zenginleştirmek, onlara ölümsüz bir şeyler bırakmak gerektiğini düşü-nüyorum. (III) Ölümsüz sözüyle anlatmak istediğim, kendi ölümsüzlüğüm değil tabii ki, yapıtın ölümsüz-lüğü; işte sergimi bu düşüncelerle düzenledim. (IV) İnsanların sergiyi gezip, gördükleriyle ilgili birta-kım değerlendirmeler yapması benim için çok hoş bir şey. (V) Benim istediğim de zaten buydu, ticari bir kaygım hiç olmadı.
Bir ressamın düşüncelerinin anlatıldığı bu parça-daki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağı-da verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, kendi bakış açısını ortaya koyuyor.
B) II. cümlede, kimsenin ulaşamadığı başarılar pe-şinde koştuğunu belirtiyor.
C) III. cümlede, kullandığı bir kavramla ilgili açıkla-ma yapıyor.
D) IV. cümlede, başkalarını yapıtları üzerinde dü-şündürmekten mutluluk duyduğunu açıklıyor.
E) V. cümlede, maddi bir beklentisinin bulunmadı-ğını söylüyor.
devamı
|
 |